Bayram Yüksel Ağabey'den Hatıralar-1
1- Üstad Hazretleri, (Mevlid-i Nebevi Gecesi hariç) diğer Leyali-i mübareki ihya ettirir, uyutmazdı. Uyuyanları ibrikle su dökerek uyandırırdı. Ayrıca, Ramazanın 15'inden sonra uyutmazdı. Üstad Hazretleri, kendi de mübarek gecelerde ve Ramazan'ın son 15 gününde uyumazdı. İmam-ı Şafii Hazretlerinden rivayet var; "15'inden sonra hususan tek gecelerde Leyle-i Kadri bekleyin diye rivayet var" derdi.
2- Bir ders esnasında 17.Lem'adaki Notalar bahsi okunurken Üstad Hazretleri'nin hazır olduğu bir derste ağabeylerden biri "Ey gafil Said" ibaresini okuyunca Üstad Hazretleri "Keçeli, beni itham etmeye hakkınız yok!" dedi. O ibare yerine "Ey gafil nefsim veya ey gafil filan" (okuyan kendi ismini söylesin) manasında sözler söyledi.
3- Üstad Hazretleri, bazı zatlara "Kardeşim, bu zaman çok acayip olmuş, parmağını versen elini, elini versen. Kolunu, kolunu versen vücudunu alır. Zaruri rızkınızı bulsanız kifayet ediniz" diyerek ders verirdi. Benimle Ceylan Ağabey'e kırlara gittiğimizde latife yapardı. Koyun sürülerini gördüğünde "İkiniz de hayat-ı içtimaiyeye girmeye mecbur olursanız ancak size çobanlığa izin veriyorum. Bazı peygamberler çobanlık yapmış" derdi.
4- Bingöl Milletvekili (Said), Üstad Hazretleri'nin yanına geliyor ve Ankara'dan çok sıkıldığını söylüyor. Üstad Hazretleri "Yok, yok! Ankara'nın her mahallesinde, her semtinde bir dershane olacak! Ankara' da en kara bir hal et hissettim. Fakat sonra Ankara nurlandı." diyor.
5- Mustafa Birlik Ağabey Üstad Hazretleri'ne "Zekât yerine Risale-i Nur Külliyatından dağıtabilir miyim?" diye sorunca, Üstad Hazretleri "Olur." dedi.
6- Üstad Hazretleri, "Tenbellik, hastalık, yorgunluk ve havalecilik nefsin desisesidir." diyor ve hiç seviniyordu.
7- Üstad Hazretleri, Risale-i Nurlar 1956'da yeni harfle basılmaya başladığında sevincinden yerinde duramıyordu. Risale-i Nur'un bayramı derdi. Büyük Sözler basılmaya başladığında bunu görsem gideceğim" Mektubat basılmaya başladığında bunu görsem gideceğim, Lem'alar basılmaya başladığında da bunu görsem gideceğim derdi. Hatta bir gün demişti Gavs-ı Azam Abdulkadir Geylani Cenab-ı Al1ah'tan hizmeti için ömür istemiş; ben de Cenab-ı Allah'tan Risale-i Nurlar'ın matbaalarda tamamı basılıncaya kadar ömür istiyorum. Ustadımız sık, sık dışarıya kırlara çıkardı. Dışarıya çıktığımızda daima polis arabası bizi takip ederdi. Elinde telsiz "Bediüzzaman abdest aldı, namaz kıldı, v.s." derdi. Böylece Üstad, hem Isparta Hükümetini; hem de Ankara Hükümetini uyutuyordu. Yani daima, hedefi üzerine çekiyordu. "Ehl-i Dünya'nın nazarı bende olsun, matbaalarda olmasın" derdi.
8- Üstad Hazretleri ile beraber Sabah namazından Öğleye kadar ders yaptığımız oldu, fakat bu Arapça Mesnevi'yi okuma zamanına mahsus idi. Üstad Arapça Mesnevi'yi okurken kâinattan, mahlûkattan, mevcudattan misaller vererek izah ederdi. Türkçe Risaleleri izah etmezdi. Üstad dersten sonra ders baklavası verirdi.
9- Üstad Hazretleri, "Evlatlarım, evlatlarım Risale-i Nur dinsizlerin, komünistlerin, masonların belini kırmıştır. Risale-i Nur daima galiptir. Katiyen merak etmeyiniz yeter ki siz Risale-i Nur'a sadık kalın" diyordu.
10- Üstad Hazretleri, Risale-i Nur'un ilk telifi zamanında "Eğer mümkün olsaydı Risale-i Nur'un bir sayfasının yazılması için 10 altın verecektim." derdi. Çünkü o zaman kâtip yoktu. Hatta "çok kuşlar geldi avlayamadık" derdi.
11- Yine Üstad Hazretleri, "Acaba Risale-i Nur dairesine girip de bütün bütün daireden atılan var mı? diyor, sonra "Ben hiç hatırlamıyorum" diyordu.
12- Üstad Hazretleri, "Birbirinize haksız yere 80 sopa vursanız buradaki netice-i azime için burayı bırakıp bir yere gitmeyeceksiniz" diyordu.
13- Üstad Hazretleri, "Risale-i Nur'un şa'şalı bir devri gelecek, inşaallah. Ben görmeyeceğim, ben kabrimde temaşa edeceğim. Mustafa Sungur da benim bedelime okuyacak, ben de kemal-i memnuniyetle dinleyeceğim." diyordu.
14- Bir gün Üstadımız Barla'da gezerken “Bu zamanda neye ihtiyaç varsa Risale-i Nur'da mutlaka ona cevap verilmiştir.’’ demişti.
15- Üstad Hazretleri, "Ben kızdığım zaman kalben değil sureten hiddetleniyorum" derdi.
16- Bir gün Tahiri, Zübeyir, Sungur, Ceylan ve Bayram Ağabeylerin bulunduğu bir derste Üstad Hazretleri "Siz zannediyor musunuz ki biz 5-6 kişi ile ders yapıyoruz. Biz bu dersimizle Anadolu'daki binler cemaatlerin arasına girip ders yapıyoruz" dedi.
17- Üstad Hazretleri, "Nasıl ki Cuma akşamları camiIerde nikâh tazelerler biz de Risale-i Nur okuyarak tecdid-i iman yapıyoruz" diyordu.
18- Üstad Hazretleri, "Kardeşim dünyada benden bir menfaat, bir ümit beklerseniz veya ahirette bir şey bekliyorsanız, benim yanımda duramazsınız. Benden hiçbir şey beklemeyiniz. Ben de, aciz kusurlu bir insanım. Sırf Allah rızası için düşünüyorsanız sizi kabul ederim" derdi. "
19- Üstad Hazretleri, Tarihçe-i Hayat için 10 ordu, 20 mecmua kadar hizmet edecek diyordu
2O- Üstad Hazretleri, çok az yemek yerdi. Yediği zaman da 5 saat geçmeyince tekrar yemek yemezdi. Yemekten sonra da 2 saat geçmeyince su içmezdi. Saata bakar 10 dakika da olsa daha 2 saat olmadı diye beklerdi. Suyu çok soğuk içerdi. Soğuk suyun, zehiri izale ettiğini ifade etmişti.
Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!
0 yorum yazılmıştır