6/3/2009 · Kategori: _OCUK EGITIMI

Baba, Allah Nerede?

  

ÇOCUKLARIN en çok sordukları bir soru da “ -Baba, Allah nerede?” sorusudur. Bu soruya klasik cevabımız, “Allah’ın bizim gibi maddî bir varlığı yok. Bu yüzden Allah hiç bir yerdedir. Ancak, Allah’ın yarattığı varlıklar her yerdedir ve yarattığı bu varlıklardaki görünen güzellik, mükemmellik gibi özellikleriyle de her yerdedir” şeklinde olabilir.

   Bir ailenin aktardığı şu örnek bizim de işimize yarayabilir. O sıralarda çocukları baba ve anneye   Allah nerede sorusunu sormaktadır. Baba yukardakine benzer cevaplar verir. Bir gün başka bir ilde oturan babaanne torunlarına özel bir su böreği yapar ve bir akrabalarıyla yollar. Su böreğini yerken babanın birden aklına gelir.

“-Çocuklar, şimdi babaannemiz nerede?” diye sorar. Çocuklar babannenin oturduğu ili söylerler. Babanın

“-Bu börekleri kim yaptı ve yolladı bize?” sorusunu çocuklar

“-Babaanne” diye cevaplarlar. Baba yine sorar:

“-Nerden biliyorsunuz onun yaptığını?”

 “-Çünkü bu güzel su böreğini babaanne yapıyor” diye cevap verir çocuklar. Baba burada şu yorumu ekler:

 
“-Biz babaanneyi göremiyoruz gözümüzle. Ancak onun yaptığı bu börek yoluyla onu tanıyor ve biliyoruz. Ayrıca o İstanbul’da olmasa da, yaptığı börekle şimdi bizim yanımızda. Yaratıcımızı da gözümüzle göremiyoruz. Ancak yaratmış olduğu çiçeklerle, rüzgârla, çilekle bizim yanımızda O da.”

   Çocuğun yaptığı resimler değişmeye başlamıştı. Renkler daha açılmış, aylardır ilk kez güneş resmi çizmişti. Aylar sonra üzerindeki tedirginlik yavaş yavaş dağılıyordu. Her gün annesiyle çiçekleri kokluyor, ağaçlara sarılıyordu. Birlikte rüzgârın uğultusunu dinliyorlardı. Keki tatmadan önce keki seyrediyorlar, keki kokluyorlar, keke dokunuyorlar, sonra tadıyorlardı. Her kek yediğinde annesi, kek yapma isteğini içine Yaratıcının verdiğini söylüyor, bunu da Yaratıcının çocuğu çok sevdiği ve değer verdiği için yaptığını ifade ediyordu. Rüzgârın uğultusu Yaratıcının onun ve tüm çocuklar için yarattığı bir besteydi. Hamamböceklerinin kelebeklerden güzellikte ayrı bir tarafı yoktu. Kediler temiz, köpekler arkadaştı. Annesi artık toprakla oynamasına da kızmıyordu. Toprağa dokunuyor, her dokunuşta dokunma duygusu, toprağın kokusu içine katılıyordu. Çocuk:

 “-Anne güneş çok uzak bize, onu koklayamayız değil mi?” diye sordu. Anne gülümsedi:

“Güneşi koklayamayız ama, onun Rabbinin izniyle pişirdiği meyveleri, sebzeleri koklayabiliriz” dedi.

 Çocuk kâinattaki güzelliği, mükemmelliği, şefkati, rahmeti, ilgiyi, huzuru kokladı ve içine çekti, tattı ve içine kattı, seyretti ve içine aldı, dokundu ve hissetti, dinledi ve içi kâinatla doldu. İçi Yaratıcının şefkati, ilgisi, ona değer verdiği, kâinatın içinde önemli birisi olduğu duygusu ile doldu.

Kalıcı Bağlantı Yorum (2) Yorum yaz!

6/3/2009 · Kategori: _OCUK EGITIMI

Anne, Allah nasıl bir varlık?

  

  ALTUNİZADE Kültür Merkezi’nde ebevenylere yönelik seminer çalışmalarımda, yüzden fazla anneden çocuklarının kendilerine Allah ile ilgili sordukları soruları aktarmalarını istemiştim. Birçok annenin aktardığı en önemli soru, “Anne, Allah nasıl bir varlık?” sorusuydu.

   “Nasıl” sorusu iki farklı anlamı ima eder. İlki maddî varlık anlamındadır. Büyük-küçük, uzun-kısa gibi. İkinci anlam ise o varlığın hususiyetlerini ima eder.
Allah maddi bir varlık olmadığı için, maddi varlıklar için geçerli olan özellikleri olamaz. Bu aynen bu şekilde çocuğa aktarılabilir.

   İkinci anlamdaki Allah’ın nasıl bir varlık olduğu ise çocukların gerçek ihtiyaç duyduğudur. Çocuğun duygularını sadece “Bir Allah var. Herşeyi O yarattı” şeklindeki bir yaklaşım tatmin edemez. Yaratıcı öyle bir yaratıcıdır ki: Rahmetli, şefkatli, hayatı ve ölümü veren, rüzgârı harekete geçiren, ölen kuşunu cennete yollayan, güzel, mükemmel yaratan, adaletli, anlamsız iş yapmayan, insanı çok seven ve değer veren, kocaman her şeyi, küçücük her şeyi yaratan, hamamböceklerini, yılanları, fareleri, domuzları, koyunları en güzel ve en biçimli şekilde yaratan, annenin kalbine kek yapma isteği koyan, anneye güzel yemekler yapma ilhamı veren, insanların iyiliğini isteyen bir Yaratıcıdır.

Yaratıcının nasıl bir varlık olduğu her fırsat değerlendirilerek anlatılabilir.

“Rabbimiz ağaçları ne güzel yaratmış, demek ki O çok güzel,” “kediye süt verme isteği koyuyor içimize, ne kadar şefkatli O,” “Bulutları ne kadar düzenli yaratıyor. Ne kadar adaletli”, “İnsanların elinin değmediği her yer ne kadar temiz, O Kuddûs olmalı” gibi.

Çocukların Allah’ın maddî varlığına ait sorularında ısrarcı olmalarının bir nedeni, çocuğa özellikleriyle Allah’ın nasıl bir varlık olduğunu anlatmaktaki eksikliktir. Eğer bu eksiklik giderilirse, çocuklar, Allah’ı neden göremiyoruz, maddî olarak nasıl bir varlık şeklindeki sorularında ısrarcı olmayacaktır.

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!